Önce İnsan, Sonra Vatan!...

Çağdaş ve modern olduğunu sandığımız dünyamızda, insanlık tarihinin en kanlı yüzyılını geride bıraktık.

Artık miladi takvimde 21.yüzyıldayız.Teknoloji önemini kaybediyor, artık bilgi çağındayız. İletişim imkanları çok gelişti. Özellikle internet kullanımı ile herkes her bilgiye ve bölgeye anında ulaşabiliyor.

Tüketime endeksli kapitalist ekonomi altın çağını yaşıyor. Batıda kölelik ve ucuz işgücü kalmadı  ama dünyanın kalan kısmı hala batının kölesi ve karın tokluğuna çalışan milyonlarca  insan var...

Ulus devletlerinin sahneye çıktığı 20. yüzyılın başından beri önce Cumhuriyet sonra da demokrasi ve insan hakları kavramları popüler oldu ve otorite sahiplerince içleri boşaltılarak fazlasıyla kullanıldı.

Cumhuru yok sayan Cumhuriyetler, vatandaşları kaçmasın diye duvar ören demokratik ünvanlı devletler tek zihniyetin katılabildiği %99 oy alınabilen otoriter seçimler gördük. Bu talihsiz süreçlerden yaşadığımız ülke de nasibini aldı.

Tek parti yönetimiyle başlayan Cumhuriyetimiz çok partili dönemde 3-4 tane askeri darbe ve muhtıra yaşadı.

Son otuz yılda etnik kökenli bir çatışma ve terör belasıyla boğuşuyoruz.

28 şubat post-modern darbesinden sonra yaşanan İnsan hakları ihlalleri ve ekonomik çöküntü sonrası tek başına AKP iktidarı ve yönetim de istikrar ile gelen kazanımlar...

AB hedefi ile devleti küçültmek ve hukuk devleti haline getirmek için çıkılan  yolda ''Milleti yaşat ki Devlet yaşasın'' güzel bir slogandı. Dünyada en değerli şey ALLAH'ın eşref-i mahlukat olarak yaşattığı insan ve onun insanca yaşayabileceği hayatın korunması ...

Bugün Vatan; nostaljik anlamda doğduğumuz yerken, reel olarak doyduğumuz yer oldu.

Bu anlamda önce imparatorluk bakiyesi coğrafyadan soydaş ve dindaşlarımız büyük acılarla Anadolu toprağına sığınırken, yüzyılın ikinci yarısında insanımız daha iyi bir yaşam umuduyla dünyanın ve Anadolu'nun batısına göç etti. Bu süreçte gayrimüslim tabanın da tersinden yaşadığı acıları empati yaparak unutmamak gerekir.

21. yüzyıla geldiğimizde ülke sınırları artık kaldırılan veya kolay geçilmeye çalışılan birer gümrük kapısı, yaşanılan vatanlar artık kanla değil emekle kazanılan yerler, temel vatandaşlık göstergesi askerlik ise para ile ödenebilir bir borç oldu.

Devlet; düzenleyen, denetleyen, koruyan ve bunları yaparken vatandaşları arasında ayırım yapmayan, kendisi de hukukla bağımlı olan bir organizasyonun adı.

Vatandaşların vergisi ile finansa edilen bu organizasyon zatından kutsal ve değerli değil. Otoriter bir baba değil, şefkatli ve adaletli bir ana gibi oldukça değerli ve gerekli.

20. yüzyıl bize; kutsanan devletin Faşizm ve Kominizim ile ortaya koyduğu acı tecrübeleri, kontrolsüz ve adaleti öngörmeyen Kapitalizmin ise, insan ve doğa üzerindeki tahribatını yaşattı ve gösterdi.

Daha yaşanılır bir ülke ve dünya için topyekun bir zihniyet değişimine ihtiyacımız var. Yeryüzündeki her insanı eşit, her canlıyı değerli ve her fikri saygıdeğer bulan bir zihniyet

Bu zihniyetin sloganı, önce vatan değil önce insan ve güçlü devlet değil güçlü millet...                

Ekonomik güç insanlarda, düzenleyici güç devlette olmalı ve ikisi de aynı hukuka bağlı kalmalı.

İnsan; değerli olduğu, Hukuku’nun korunduğu ve refah içinde olduğu bir ülkede vatanı olmasa da yaşar ve sahip çıkar. Ancak bu imkanların doğduğu vatanında da olmasının hayalini kurar.

Bizim gurbetçilerimiz ve her gün denizlerde boğulan yüzlerce mülteci bu öngörümüzün canlı şahitleridir.

Çanakkale savaşının 100. yılında şehitlerimizi rahmetle anarken, amacım onların kahramanlığını değersizleştirmek değil. Onlar o şartlarda yapılması gerekenleri fazlasıyla yaptılar.

Keşke tarihimizde Çanakkale zaferleri hiç olmasaydı da orada kaybettiğimiz şehit dedelerimiz bu topraklar için çalışmaya devam etselerdi.

Siz hiç 2. dünya savaşına girip şu kadar şehit veremedik diye üzülen bir insanımızı gördünüz mü?

Bugün nasıl ulaşım ve iletişim araçlarımızı değiştirdiysek, ülkemizi koruma kalkındırma ve yüceltme amacımızdaki araçlarımızı da geliştirmeli ve değiştirmeliyiz.

Güçlü millet, adil devlet için önce insan, sonra vatan...
                                                
                                                                                                      
Nazır ESİRCİ

Yönetim Kurulu Bşk.

ETKİNLİK TAKVİMİ
Neo Web Tasarım
© 2018
İDEBİR