İslam’da Radikalizm ve DÂİŞ

04.11.2016 tarihinde İDEBİR Dernek merkezinde İslam'da Radikalizm ve DAİŞ konulu bir konferans veren Sn. Kadir GÖMBEYAZ'ın konuşmasının kısa bir özetini aşağıda bulacaksınız.


Radikalizm, Latincede “kök” anlamına gelen radix kelimesinden türeyen ve ‘yönetim, toplumsal yapı ve değerler, ekonomi gibi pek çok alanda köklü değişim talebinde bulunan ideolojileri” ifade eden bir kavramdır. Bu haliyle “köktencilik” kelimesine karşılık gelen “fundamentalizm”den ayırt edilmesi gerekir. Günümüzde ise hem radikalizm hem de fundamentalizm kelimeleri terörü ve şiddeti çağrıştırır tarzda kullanılmaktadır. Bu anlam sapmasının bir yansıması DÂİŞ’in kimi zaman radikal İslamcı bir hareket olarak nitelenmesi şeklinde görünür. Halbuki DÂİŞ fundamentalist bir harekettir ve İslam düşüncesinde ve itikadi-siyasi mezhepler yelpazesinde bir yere oturtulacaksa bunun karşılığı onun “Cihadî Selefî” bir hareket olmasıdır. Ancak DÂİŞ, kendi içerisinden koptuğu el-Kaide gibi diğer Cihadî Selefî hareketler tarafından da eleştirilmekte ve dışlanmaktadır. Bu bakımdan Cihadî Selefîlik içerisinde bir ‘uçlanma’ olarak görülebilir.

DÂİŞ’in ortaya çıkışı Afgan Cihadı’nın akabinde kurulan el-Kaide’nin lider kadrosundan Zerkavî’nin, ekibiyle birlikte ABD’nin Irak işgali sonrasında bu ülkeye karşı direnişi örgütlemek üzere Irak’a gidişine kadar götürülebilir. Böylece Irak el-Kaidesi oluşmuştur. Ancak bir süre sonra el-Kaide ile eylem metodu vb konularda farklılaşmalar ve ihtilaflar gündeme gelir. Nihayetinde 2006’da el-Kaide’den ayrılarak Irak İslam Devleti’ni kurarlar. 2011 senesinde Suriye’de başlayan iç savaşta Esed’e karşı direnişi örgütlemek üzere Suriye’ye geçerler ve bir süre sonra Irak-Şam İslam Devleti (IŞİD) haline gelirler. Haziran 2014’te, başındaki Irak-Şam ifadesini kaldırıp sadece İslam Devleti olarak kendisini ilan eder; liderleri Bağdadi, “Müslümanların Halifesi” sıfatıyla hutbe irad eder ve tüm Müslümanları hilafetinin kabulüne davet eder. DÂİŞ, özellikle Irak bölgesinde ele geçirdiği petrol kuyularının bulunduğu stratejik bölgeler sebebiyle dünyanın önemli bir gündem maddesi haline gelmiştir ve hâlâ bu özelliğini devam ettirmektedir.

Başlangıçta Türkçe’de IŞİD kısaltması anılan yapı daha sonra kelimenin Arapça orijinalinin kısaltması olan DÂİŞ (ed-Devletü’l-İslâmiyye fi’l-Irak ve’ş-Şam) şeklinde anılır olmuştur. Ancak gerek görsel gerekse de yazılı basında DAEŞ, DEAŞ, DÂİŞ gibi farklı kullanımlar mevcuttur. DÂİŞ ifadesinin İngilizce’de yazıya aktarılış biçimi olan DAESH kullanılmakta ve çoğu zaman da Türkçe’ye kötü bir kopyalama ile DAEŞ şeklinde geçirilmektedir. Hulasa doğrusu DÂİŞ olmalıdır. 

Dinin Hz. Peygamberden sonra gelen ilk üç neslin anladığı gibi anlaşılması ve onların yaşadığı gibi yaşanması gerektiğini söyleyen, kendisini yegâne Ehl-i Sünnet olarak görüp Eş’arîler ve Mâturîdîler de dahil olmak üzere diğer tüm mezhepleri bidat ve sapkın oluşumlar olarak değerlendiren Selefî anlayışın içinden gelen DÂİŞ, Batı’nın saldırısı ve hegemonyası altında Müslümanların yapacağı tek şeyin silahlı mücadele olduğunu düşünen Cihadî Selefî yapı içerisinde doğmuştur. Fakat ABD ve İsrail gibi dış güçlerle mücadele etmek yerine diğer Müslüman gruplarla çatışması, cami ve türbe yıkma gibi faaliyetleri ve özellikle ekranlara yansıyan vahşet görüntüleri sebebiyle diğer Cihadî Selefî yapılar tarafından da eleştirilmektedir.

DÂİŞ aslında istikrarsızlaştırılan bir ortamın kaçınılmaz sonucudur. Şöyle ki, halkının çoğu Sünnî olan Irak’ta ABD tarafından ikame edilen Şiî devlet yönetimi Sünnîler üzerinde büyük bir baskı oluşturmuştur. Yine bölgede Sünnîlere karşı uygulanan zulümlere karşı hiç kimsenin sesi çıkmazken başka etnik ve dini unsurların korunması ve zarar gördüklerinde gündem konusu edilmesi Sünnîleri temsilen DÂİŞ gibi yapıların ortaya çıkmasına sebebiyet vermiştir. Aslında istikrarsızlık ve mezhep çatışmalarına imkan sağlayacak ortamların hazırlanması DÂİŞ gibi yapıların mevcudiyetini sağlamlaştırmaktadır. Bugünlerde Musul ve Rakka’da girişilen DÂİŞ’i ortadan kaldırma harekatları başarılı olsa dahi, bölgedeki istikrarsızlık ve mezhep çatışmalarının körüklenmesi sona erdirilmedikçe, DÂİŞ bitecek; yerine başka köktenci, şiddet eğilimli yapı veya yapılar kurulacaktır. O nedenle bölgeyi istikrarsızlaştıran Batı ülkeleri elini bölgeden çekmedikçe DÂİŞ-vari hareketler var olmaya devam edecektir. 

 

ETKİNLİK TAKVİMİ
Neo Web Tasarım
© 2018
İDEBİR